Gartner’ın “Over 100 Data, Analytics and AI Predictions Through 2031” raporu, yapay zekânın artık bir teknoloji başlığı değil, kurumsal hayatın tamamını yeniden şekillendiren bir altyapı meselesi hâline geldiğini net biçimde ortaya koyuyor. Ancak raporun asıl önemi, “her şey değişecek” iddiasında değil; ne hızda, hangi bedellerle ve kimler için değişeceği sorularında yatıyor. Bu yazıda raporu bir vizyon belgesi gibi değil, varsayımlar, riskler ve yapısal kırılmalar seti olarak ele alıyorum.
Yapay Zekâ Olmadan Olmaz, Ama Hazır Olmadan da Olmuyor
Raporun omurgası çok net:
AI-ready data yoksa, AI başarısı da yok.
Gartner’a göre 2025 itibarıyla yapay zekâ artık CEO seviyesinde görünürlük kazanmış durumda. Ancak bu görünürlük, verinin yönetişimi, kalitesi ve organizasyonel sahipliği çözülmeden ilerlemiyor. Özellikle CDAO rolü burada kritik bir eşikte duruyor:
Bu, yapay zekânın teknik bir “IT projesi” olmaktan çıktığını; kurumsal güç dengelerini yeniden tanımlayan bir alan hâline geldiğini gösteriyor.
Raporun belki de en çarpıcı iddialarından biri şu:
2028’e kadar mevcut dashboard’ların %60’ı yerini GenAI destekli anlatılara ve görselleştirmelere bırakacak.
Bu ne anlama geliyor?
Gartner’ın “AI fatigue” uyarısı burada önemli. 2027’ye gelindiğinde D&A liderlerinin %80’i, AI projeleri için beklentileri yeniden tanımlamak zorunda kalacak. Yani ilk dalga heyecan, yerini ölçme, budama ve vazgeçme evresine bırakacak.
Rapor, devasa LLM’ler yerine küçük, görev odaklı modellerin hızla yaygınlaşacağını söylüyor. 2027 itibarıyla bu modellerin kullanım hacmi, genel amaçlı modellerin üç katına çıkacak.
Bu eğilim şunu işaret ediyor:
Bu nedenle Gartner, 2027’ye kadar AI mühendisliği pozisyonlarının veri bilimci pozisyonlarını üçe katlayacağını öngörüyor.
Raporun güvenlik bölümü özellikle karamsar ama gerçekçi:
Buradaki temel problem şu:
Mevcut güvenlik modelleri, insan dışı aktörler için tasarlanmadı.
Gartner bu yüzden veri güvenliğinin odağının yapılandırılmış veriden, yapılandırılmamış veriye kayacağını vurguluyor. Yani artık asıl risk; e-postalar, dokümanlar, prompt’lar ve konuşmalar.
2030’a doğru raporun çizdiği tablo net:
Bu, verimlilik artışı kadar ciddi bir beceri erozyonu riskini de beraberinde getiriyor. Gartner, 2030’a kadar işletmelerin yarısının geri döndürülemez yetkinlik açıkları yaşayacağını söylüyor.
Yani yapay zekâ işleri yok etmiyor belki, ama insanı işin içinden yavaş yavaş çekiyor.
Gartner raporu, teknoloji açısından iyimser; organizasyonlar açısından ise temkinli. Asıl mesaj şu:
Yapay zekâ bir sıçrama tahtası olabilir.
Ama veri yönetişimi, organizasyonel sahiplik ve gerçekçi beklentiler yoksa, aynı hızla bir bataklığa da dönüşebilir.
2031’e giden yol; daha az “vizyon”, daha çok disiplin, daha az “her şeyi yapalım”, daha çok ne işe yarıyor sorusundan geçiyor.
Yapay zekâ çağı başladı.
Ama kazananlar, en hızlı koşanlar değil; en iyi düşünenler olacak.