Son iki yıldır “AI agent” lafını duymayan kalmadı. 2024’te herkes denedi, 2025’te herkes pilot yaptı. 2026’ya gelindiğinde ise bu raporun söylediği net bir şey var: Ajanlar artık oyuncak değil, organizasyonel altyapı.
Anthropic ve Material iş birliğiyle yapılan, ABD’de 500’ün üzerinde teknik liderle yürütülen bu araştırma, yapay zekanın “yardımcı” rolünden çıkıp işin kendisini üstlenmeye başladığını gösteriyor. Ve hayır, bu bir gelecek öngörüsü değil. Ölçülmüş, raporlanmış, bütçeye girmiş bir gerçeklik.
Raporun belki de en rahatsız edici ama en dürüst sonucu şu:
Bu noktada romantik “insan + AI iş birliği” anlatısını bir kenara bırakmak gerekiyor. Kurumlar ajana sohbet arkadaşı muamelesi yapmıyor. İşi veriyor, sonucu istiyor.
Evet, kodlama hâlâ en yaygın kullanım alanı:
Ama asıl sinyal başka yerde:
Bu ne demek?
AI artık sadece mühendislerin oyuncağı değil. Finans, operasyon, hukuk, İK, pazarlama gibi alanlar için ortak bir üretim katmanı haline geliyor.
Ve evet, bu durum “herkes veri analisti olacak” romantizmi değil. Daha çok şu:
Veriyle çalışamayanlar, sistemin dışında kalacak.
Rapor bol bol örnek sunuyor. Ama bunlar “bakın ne güzel yaptık” hikâyeleri değil, bir yön gösteriyor:
Bu örneklerin ortak noktası teknoloji değil.
Bağlam.
Veri erişimi.
Kurumsal hafızanın AI’a açılması.
Rapor bunu açıkça söylüyor:
En büyük darboğaz model maliyeti değil, organizasyonel hazırlık.
Herkes entegrasyondan, veri kalitesinden bahsediyor. Bunlar doğru ama eksik. Rapora göre:
Kağıt üzerinde harika.
Ama pratikte şu soruyu doğuruyor:
Bu yeni zamanı kim, nasıl yönetecek?
Yetki devrini teknolojiye yapıp, sorumluluğu hâlâ eski organizasyon şemalarında ararsanız, sistem kilitlenir. Raporun satır aralarında dolaşan esas uyarı bu.
Bu rapor şunu netleştiriyor:
2026, “AI kullanan şirketler” ile
“AI etrafında yeniden tasarlanan şirketler” arasındaki ayrımın yılı olacak.
Kazananlar:
Kaybedenler:
Kısacası mesele ajan değil.
Mesele, kimin organizasyonu ajana hazır.
Ve evet, bu biraz rahatsız edici.
Ama dönüşüm zaten öyle bir şey.