Yapay zekânın küresel benimsenmesi 2025’in ikinci yarısında da arttı. Ancak Microsoft AI Diffusion Report, bu artışın herkesi kapsamadığını net biçimde ortaya koyuyor.
Dünya genelinde üretken yapay zekâ kullananların oranı %15,1’den %16,3’e çıktı. İlk bakışta olumlu. Ama dağılıma bakıldığında tablo değişiyor (bkz. Executive Summary, s.2).
Rapora göre:
Üstelik artış hızı da eşit değil. 2025’in ikinci yarısında:
Yani uçurum kapanmıyor, genişliyor (s.5).
Bu fark, sadece teknolojiye erişimle açıklanmıyor. Raporda özellikle üç faktör öne çıkıyor:
2025 sonunda AI kullanımında zirvede olan ülkeler sürpriz değil (s.3–4):
Bu ülkelerin ortak özelliği:
Raporda özellikle BAE örneği, uzun vadeli devlet politikalarının benimseme üzerindeki etkisini açıkça gösteriyor (s.9).
Raporun en çarpıcı bulgularından biri ABD ile ilgili.
ABD:
Bu veri şunu söylüyor:
Teknolojik liderlik, otomatik olarak toplumsal benimseme üretmiyor.
2025’in en dikkat çekici sıçraması Güney Kore’de (s.7–8):
Bu sıçramanın arkasında:
Yani teknik kapasite tek başına yetmiyor. Kültürel temas noktası kritik.
Raporda DeepSeek özel bir başlık olarak ele alınıyor (s.10–11).
MIT lisanslı, ücretsiz ve açık kaynaklı bu modelin:
önemli bir gerçeğe işaret ediyor:
AI yayılımı artık sadece teknoloji değil, erişilebilirlik ve jeopolitik meselesi.
Türkiye için veri net (s.15):
Türkiye, küresel ortalamaya yakın ama Küresel Güney bandında.
Bu, potansiyelin var olduğunu ama:
konularında hızlanma gerektiğini gösteriyor.
Microsoft’un raporu çok net bir şey söylüyor:
Yapay zekâ yayılıyor.
Ama eşitsiz yayılıyor.
2026’ya giderken asıl risk, AI’a erişemeyenlerin sadece teknolojiden değil, üretkenlikten, kamusal hizmetlerden ve ekonomik fırsatlardan da dışlanması.
Bu, yeni bir dijital uçurum değil.
Derinleşen bir uçurum.
Security headers are HTTP response headers that define whether a set of security precautio...