Belirsizlik Çağında CEO Olmak: Temkin mi, Dönüşüm mü?
PwC tarafından 95 ülkede 4.454 CEO ile yapılan araştırma, yöneticilerin dünyayı nasıl okuduğunu değil, nasıl dengelemeye çalıştığını gösteriyor. Büyüme beklentileri düşüyor, tehdit algısı artıyor ama buna rağmen büyük bir geri çekilme de yok. Daha çok “durup düşünürken koşmaya devam etme” hâli var.
2026-01-20 13:10:03 - Arastiriyorum
Güven Azalıyor, Ama Oyun Bitmiyor
CEO’ların yalnızca %30’u önümüzdeki 12 ay için gelir artışı konusunda “çok” ya da “son derece” confident. Bu oran 2022’de %56’ydı. Yani tablo net: iyimserlik eriyor. Makroekonomik dalgalanmalar, jeopolitik riskler, siber tehditler ve artık açık açık konuşulan tarifeler, kısa vadeli planları zorluyor.
Ama burada ilginç bir kırılma var. Güven düşerken tam frene basanlar daha kötü performans gösteriyor. Büyük yatırımları erteleyen, satın almaları askıya alan şirketler hem daha yavaş büyüyor hem de daha düşük kâr marjına razı oluyor. Belirsizlikten kaçınmak, belirsizliğin maliyetini düşürmüyor. Aksine artırıyor.
Yapay Zekâ: Hype Değil, Sabır Testi
Raporun belki de en dürüst kısmı yapay zekâ bölümü. CEO’ların yarısından fazlası, AI yatırımlarının henüz ne geliri artırdığını ne de maliyet düşürdüğünü söylüyor. Sadece %12’lik bir kesim hem gelir artışı hem maliyet avantajı elde etmiş durumda.
Bu bir başarısızlık hikâyesi değil. Daha çok şunu söylüyor: taktik projeler yetmiyor. AI’dan gerçek değer elde edenler, işi kurumsal ölçekte ele alanlar. Altyapı, veri mimarisi, yönetişim, kültür. Yani “bir şeyler denedik” değil, “iş yapma biçimini değiştirdik” diyenler kazanıyor.
Buradaki asıl mesaj şu: Yapay zekâ hızlı kazanç aracı değil, uzun soluklu bir dönüşüm disiplini.
Sektörler Arası Geçiş: Yeni Büyüme Alanı
CEO’ların %42’si son beş yılda kendi sektörünün dışına çıkmış. Teknoloji şirketleri finans ve sağlığa, finans oyuncuları teknolojiye, sanayi şirketleri veri ve ekosistem işlerine bakıyor. Sınırlar bulanıklaşıyor çünkü değer artık tek bir sektörde birikmiyor.
Veri net: Gelirinin daha büyük kısmını yeni sektörlerden elde eden şirketler daha kârlı ve geleceğe daha güvenle bakıyor. Bu da büyümenin artık “pazar payı artırma” değil, oyun alanı genişletme meselesi olduğunu gösteriyor.
İnovasyon Herkesin Dilinde, Az Kişinin Takviminde
CEO’ların yarısı inovasyonun stratejik olduğunu söylüyor. Ama bu söylem, pratikte pek karşılık bulmuyor. Yüksek riskli projelere tolerans, başarısız işleri zamanında durdurma, sistematik deneme kültürü… Bunların hepsi kâğıt üzerinde iyi, uygulamada zayıf.
Raporun sert tarafı burada: Gerçek inovasyon yapan az. Ama yapanlar hem daha hızlı büyüyor hem daha yüksek kâr marjı yakalıyor. Yani inovasyon bir “iyi niyet” değil, ölçülebilir bir performans faktörü.
İklim ve Güven: Yan Konu Değil, Değer Konusu
CEO’ların %42’si iklim kaynaklı finansal risklere maruz olduğunu söylüyor. Buna rağmen iklim verilerini yatırım, tedarik zinciri ve ürün tasarımı kararlarına entegre edenlerin oranı düşük. Aynı tablo güven için de geçerli. Şirketlerin üçte ikisi son bir yılda en az bir alanda güven krizi yaşamış.
Ama güven, raporda açıkça bir “soft skill” olarak ele alınmıyor. Aksine, en az güven sorunu yaşayan şirketlerin hissedar getirileri, diğerlerine kıyasla belirgin şekilde daha yüksek. Yani güven, doğrudan bilanço kalemi olmasa da sonuçları fazlasıyla finansal.
Asıl Risk: Acil Olanın Esiri Olmak
CEO’lar zamanlarının neredeyse yarısını bir yıldan kısa vadeli konulara ayırıyor. Uzun vadeye kalan pay %16. Bu oran, bugünü kurtarmaya çalışırken yarını ihmal etmenin kurumsal versiyonu gibi.
Raporun final mesajı burada sertleşiyor: Asıl tehlike tehditler değil, inkâr. Değişimin hızını kabullenmemek, dönüşümü ertelemek, “biraz daha netleşsin” demek. Veriler gösteriyor ki, en temkinli görünen şirketler aslında en kırılgan olanlar.
Bu rapor bize parlak bir gelecek resmi çizmiyor. Ama net bir şey söylüyor: belirsizlik çağında başarı, risk almamakla değil, doğru riskleri sistemli biçimde almakla mümkün. Yapay zekâda, inovasyonda, sektörel geçişlerde ve güven yönetiminde geri duranlar için zaman kazanılmıyor. Zaman kaybediliyor.
Dünya değişirken beklemek hâlâ bir seçenek gibi görünüyor olabilir. Veriler, bunun pahalı bir yanılgı olduğunu söylüyor.
Raporun tamamı: https://www.pwc.com.tr/29-kuresel-ceo-arastirmasi