İyi Eleman Masraf Değil, İşin Kendisi
Reklam Sektöründe Ücret Gerçeği Üzerinden Bir Yanılsamanın Anatomisi Reklam sektöründe yıllardır değişmeyen bir cümle var. Neredeyse sektörel bir mantra gibi tekrarlanıyor: “İyi eleman bulamıyoruz.”
2026-01-13 18:57:55 - Arastiriyorum
Bu cümlenin genellikle arkasından gelen cümleyi de herkes biliyor ama yüksek sesle söylemiyor:
“Ama bütçemiz de yok.”
Reklamcılar Platformu’nun Ocak 2026 tarihli Taban Ücret Politikası Raporu, bu iki cümlenin aynı anda doğru olamayacağını soğukkanlı bir biçimde ortaya koyuyor. Rapor bağırmıyor, slogan atmıyor, ajansları utandırmaya çalışmıyor. Daha kötüsünü yapıyor: rakamlarla konuşuyor
Ve rakamlar, sektörün yıllardır sürdürdüğü en büyük yanılsamayı yerle bir ediyor.
Rapora göre Türkiye’de medya ve reklam yatırımları 2024 itibarıyla %78,9 büyüyerek 253,6 milyar TL hacme ulaşmış durumda. Bu, “sektör zor durumda” savunmasını otomatik olarak geçersiz kılan bir veri.
Aynı raporda Deloitte’un Nisan 2025 tarihli çalışmasına atıf yapılıyor ve şu gerçek net biçimde ortaya konuyor:
Reklam sektörü ekonomik olarak ayakta değil, aksine oldukça güçlü.
Peki o zaman sorun nerede?
Sorun şu basit ama rahatsız edici denklemde yatıyor:
Sektör büyüyor, gelir artıyor, iş hacmi genişliyor ama bu büyüme çalışan ücretlerine yansımıyor.
Bu bir kriz değil.
Bu bir tercih.
Enflasyon Değil, Yaşam Maliyeti Gerçeği
Raporda belki de en kritik bölüm “mevcut durum” analizi. TÜİK, ENAG, İTO, İPA ve Endeksa verileri yan yana konduğunda ortaya çıkan tablo net:
- Resmi yıllık enflasyon: %30,9
- Ortalama yaşam maliyeti artışı: %40,61
- İstanbul’da kira artışı: %36,04
- İstanbul’da yaşam maliyeti artışı: %42,30
Bu ne anlama geliyor?
Şu an bir reklam çalışanına “%30 zam yaptık” demek, aslında şunu söylemekle eşdeğer:
“Geçen yıla göre daha yoksul olmayı kabul et.”
Raporda altı çizilen nokta çok net:
Bu ücretler refah payı içermiyor. Yani lüks yok, yatırım yok, güvence yok. Sadece hayatta kalma eşiği tanımlanıyor
Raporda kıdemlere göre belirlenen taban ücretler, sektörde bazı yöneticilerin sandığı gibi “abartılı” değil. Aksine, bugünkü ekonomik koşullarda işin sürdürülebilir minimumu.
Yeni mezun için 63.161 TL
Orta seviye için 101.594 TL
Üst seviye için 170.743 TL
Bu rakamlar şunu garanti etmiyor:
- Yüksek motivasyon
- Sadakat
- Yaratıcılık patlaması
Sadece şunu garanti ediyor:
“Bu insan işe gelirken geçim paniğiyle gelmiyor.”
Bu eşik aşılmadan “yaratıcılık”, “bağlılık” ya da “ajans kültürü” konuşmak, ergonomik sandalye olmayan ofiste inovasyon beklemek gibi bir şey.
Bu Bir Temenni Değil, Nedensellik
Sektörde hâlâ şu düşünce çok yaygın:
“Önce iş gelsin, sonra maaşları düzeltiriz.”
Raporda dolaylı olarak söylenen ama çok net olan gerçek şu:
İyi iş gelmesi için önce iyi elemanı tutabilmen gerekir.
İyi eleman:
- Sürekli iş aramaz
- Freelance kovalamaz
- Yan gelir planı yapmaz
- Zihinsel enerjisini hayatta kalmaya değil, işe harcar
Bunun karşılığı iyi maaş ve olanaklardır.
Bu bir “insan kaynakları hassasiyeti” değil.
Bu, doğrudan iş kalitesiyle ilgili bir yatırım.
Bu Rapor Bir Ücret Talebi Değil, Bir Uyarı Metni
Reklamcılar Platformu’nun bu raporu, ajanslara şunu söylüyor:
“İyi eleman pahalı değil. Yanlış ücret politikası pahalı.”
Bugün düşük ücretle çalışan bir ekip:
- Daha fazla hata yapar
- Daha hızlı tükenir
- Daha sık değişir
- Daha pahalıya mal olur
İyi eleman + iyi maaş + insani olanaklar = iyi iş
Bu formül ideolojik değil, romantik hiç değil.
Sadece çok geç fark edilen bir gerçek.
Ve evet, sektör bu gerçeği ne kadar erken kabul ederse, o kadar az insan kaybedecek. Hem mecazi, hem gerçek anlamda.