Bir süredir aynı cümleyi duyuyoruz: “AI her şeyi değiştirecek.” M.Cast 2026 Trends Report bu cümleyi alıyor, yerine daha rahatsız edici bir gerçeği koyuyor: AI gerçekten her yere girerse, farkı yaratan şey insanlık olacak
Raporun ana omurgası yedi trend üzerine kurulu ama hepsini birbirine bağlayan tek bir fikir var:
Teknoloji altyapılaştıkça, değer davranışta, ilişkide ve niyette oluşuyor.
Raporun açılışı “Invisible AI Revolution”. Buradaki iddia basit ama güçlü:
2026’da fark yaratan AI projeleri, fark edilmeyenler olacak.
Internet’in evrimini hatırlatıyorlar. 90’larda “web departmanı” vardı. Bugün “internet stratejisi” diye bir şey yok çünkü internet her şeyin içinde. AI da aynı yolda. Ayrı dashboard’lar, ayrı chatbot’lar değil; CRM’de, operasyonlarda, karar akışlarında sessiz çalışan sistemler.
McKinsey verisi net: Kurumların %78’i AI kullanıyor ama sadece %1’i kendini “olgun” görüyor. Yani pencere hâlâ açık ama hızlı kapanıyor.
“Perfectly Imperfect” bölümü raporun en insani kısmı. AI çağında kusursuzluk şüphe uyandırıyor. 5 yıldızlı her şey artık “fazla iyi”.
Rapora göre:
Yani mesele “hata yapmak” değil. Hata karşısındaki tavır.
AI her şeyi pürüzsüz yapabilir. İnsan olansa bazen takılır, durur, düşünür. Ve bu fark artık değerli.
“Communities in Command” bölümü klasik influencer anlatısını gömüyor. Artık güç, tekil seslerde değil; katılımcı ağlarda.
Discord, Substack, özel topluluklar… İnsanlar izlemek değil, katılmak istiyor. Ve veri çarpıcı:
Burada marka anlatmıyor, dinliyor ve şekil değiştiriyor. IKEA, LEGO, Patagonia örnekleri bu yüzden raporda.
AI teknik becerileri ucuzlatıyor. Kod, analiz, üretim… Hepsi erişilebilir.
Bu yüzden rapor “durable skills” kavramını merkeze alıyor: iletişim, eleştirel düşünme, yaratıcılık, liderlik.
Veriler sert:
Yani sorun gençlerin tembelliği değil. Sistemin yanlış ölçmesi.
Raporun “Selective Consumption” bölümü pazarlamacılar için uyarı niteliğinde. İnsanlar artık kaçmıyor, filtreliyor.
AI burada iki ucu keskin bıçak. Üretimi kolaylaştırıyor ama gürültüyü de artırıyor. Kazananlar, AI’ı daha çok konuşmak için değil, ne zaman susacağını bilmek için kullananlar.
“Verified or Vulnerable” bölümü çok net: Güven artık soyut bir kavram değil. Altyapı.
Deepfake’ler, yanlış bilgi, platform krizleri… İtibar tek bir tweetle çökebiliyor. O yüzden rapor diyor ki:
Son büyük tema “Precision Advantage”. İnsanlar kişiselleştirme istiyor ama rastgele değil. Bağlamlı ve faydalı olanı.
%71 kişiselleştirme bekliyor, %76 alamadığında sinirleniyor. Ama sorun teknoloji değil. Sorun organizasyonlar arası veri duvarları.
Rapor net söylüyor: En büyük engel IT değil, organizasyonel hizalanma.
Bu raporun özü şu:
AI her şeyi hızlandırıyor.
Ama yön duygusu vermiyor.
2026’da kazananlar: