Arastiriyorum 1 month ago
akadm #makale

2025 Küresel Trendleri Türkiye’ye Nasıl Yansıdı?

2025 küresel trendleri, dünya ekonomisinin yeniden şekillendiği bir döneme işaret ediyor. Tarifelerin yükseldiği, sürdürülebilirlik baskısının arttığı ve tüketici davranışlarının değiştiği bu süreç; Türkiye için hem zorluk hem de güçlü fırsatlar yaratıyor. Ipsos’un 2025 Year in Review raporunda öne çıkan bulgular, Türkiye ekonomisinin bu dönüşüm içinde nasıl konumlandığını anlamak açısından kritik.

Yükselen Tarifeler ve Türkiye’nin Stratejik Konumu

2025 boyunca ABD, AB, Çin ve Meksika gibi büyük ekonomiler korumacı ticaret politikalarını artırdı. Tarifeler yükseldi, teşvikler daraldı ve üretim daha bölgesel hale geldi.


Türkiye bu ortamda öne çıkan alternatif üretim merkezlerinden biri oldu.

Türkiye için öne çıkan fırsatlar:

  • Rekabetçi üretim maliyetleri
  • Avrupa’ya yakınlık ve Gümrük Birliği’nin sağladığı lojistik avantaj
  • Çin–ABD ticaret geriliminden kaçmak isteyen markalar için üretim üssü olma potansiyeli
  • Esnek yan sanayi ile hızlı tedarik kabiliyeti

Karşı karşıya kalınan riskler:

  • Avrupa pazarındaki fiyat oynaklığının ihracat siparişlerini etkilemesi
  • Süregelen ticaret savaşı belirsizliği nedeniyle yatırım planlarında kırılganlık

Bu tablo Türkiye için hem tehdit hem de stratejik fırsatlar barındırıyor.


Hibrit ve Yerli Üretimin Yükselişi: Türkiye’de Karşılığı Güçlü

Küresel otomotiv sektöründe hibrit araçlara yönelim ve yerli markalara destek artıyor. Ipsos’a göre 2025’te özellikle ABD ve Kanada hibrit araçlara geri döndü, Çin’de ise millileşme önemli bir faktör.

Türkiye’de bu trend çoktan görünür durumda:

  • ÖTV avantajları hibrit ve elektrikli modelleri daha erişilebilir kıldı
  • Togg’un üretim kapasitesi ve marka etkisi yerli otomobile talebi artırdı
  • Avrupa’nın elektrikli araç standartlarına uyum baskısı, ihracatçı üreticilere rekabet avantajı sağladı

Türkiye otomotiv sektörü hem küresel dönüşümlere paralel ilerliyor hem de yerli üretim stratejisini güçlendiriyor.


Tüketici Davranışlarında Büyük Değişim: Türkiye Bu Süreci Önceden Yaşadı


Küresel tüketiciler 2025’te tasarrufu öne çıkaran bir alışveriş davranışına geçti. Bu değişim:

  • Satın almaların ertelenmesi
  • Donanım seviyelerinde sadeleşme
  • Yerli markalara yönelim
  • İkinci el ürünlere artan ilgi

olarak öne çıkıyor.

Türkiye ise bu davranışları zaten birkaç yıldır deneyimliyor. 2025’te:

  • Fiyat dalgalanmaları kararları geciktirdi
  • Donanım esnekliği arttı
  • Yerli üretim daha güçlü bir güven algısı oluşturdu
  • İkinci el pazarındaki hareketlilik sürdü

Türkiye bu dönüşümde “erken adapte olan ülke” pozisyonunda.


Sürdürülebilirlik Ekonomik Bir Mecburiyete Dönüştü: Türkiye Ne Yapıyor?


Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SDGs) 2025’te ülkelerin çevre, enerji ve üretim politikalarının ana referansı haline geldi. Kaynak: https://www.un.org/sustainabledevelopment


Avrupa’nın karbon düzenlemesi CBAM ise Türkiye için en somut baskı unsuru.

Türkiye’nin mevcut tabloyu yönetme biçimi:

  • İhracatçı firmalar karbon ayak izi düşürme çalışmaları hızlandırdı
  • Yenilenebilir enerji kullanım oranları arttı ancak yatırım maliyetleri hâlâ yüksek
  • Büyük markalar tedarik zincirlerinde “yeşil uyum” şartı aramaya başladı
  • Otomotiv, beyaz eşya ve tekstil sektörü dönüşümün öncüleri oldu

Sürdürülebilirlik artık rekabet avantajı değil; ihracata giriş bileti.


Türkiye’nin Jeostratejik Rolü Güçleniyor

2025’te üretimin bölgeselleşmesiyle birlikte şirketler müşteri pazarlarına daha yakın üretim modellerine yöneliyor. Tedarik zincirlerini çeşitlendirme gereği Türkiye’yi kritik bir konuma taşıyor.


Türkiye:

  • Yeni üretim ve montaj yatırımları için güçlü bir aday
  • Avrupa dışı pazarlara açılan lojistik bir köprü
  • Maliyet, konum ve işgücü dengesinde avantajlı bir üretim merkezi

Her ne kadar ekonomik dalgalanmalar risk oluştursa da Türkiye'nin konumu küresel dönüşümle beraber daha görünür hale geliyor.


2025 Türkiye İçin Dönüşüm ve Fırsatların Kesiştiği Bir Yıl

  • Küresel tarifeler baskı oluşturuyor, Türkiye ise alternatif üretim merkezi olarak öne çıkıyor.
  • Değişen tüketici davranışları sektörü zorluyor, ancak yerli üretim güçleniyor.
  • Sürdürülebilirlik baskısı maliyet yaratıyor, fakat ihracat için zorunlu bir dönüşüm sağlıyor.


Türkiye 2025’te pasif bir izleyici değil; küresel ekonominin yeniden şekillendiği dönemde stratejik pozisyonunu yeniden tanımlayan aktif bir oyuncu.

0
261
Halkın yüzde 96’sına göre kafe ve restoranlar “Ramazan fırsatçılığı” yapıyor!

Halkın yüzde 96’sına göre kafe ve restoranlar “Ramazan fırsatçılığı” y...

1713358301.jpg
Arastiriyorum
10 months ago
Daha fazla açık veri paylaşmak toplumu güçlendirmek için yeterli değil

Daha fazla açık veri paylaşmak toplumu güçlendirmek için yeterli değil

1713358301.jpg
Arastiriyorum
2 years ago
Şirketlerin yüzde 78’i 2026’da tek ücret artışı planlıyor

Şirketlerin yüzde 78’i 2026’da tek ücret artışı planlıyor

1713358301.jpg
Arastiriyorum
1 month ago
Sidar Gedik: “Yatırımlar ‘his ve deneyimle’ değil araştırmayla yapılmalı”

Sidar Gedik: “Yatırımlar ‘his ve deneyimle’ değil araştırmayla yapılma...

1713358301.jpg
Arastiriyorum
11 months ago
“Kitap Pazarında Dönüşüm: Raflardan Ekranlara” raporu

“Kitap Pazarında Dönüşüm: Raflardan Ekranlara” raporu

1713358301.jpg
Arastiriyorum
5 months ago