Türkiye’de Yapay Zeka: Kullanıyoruz, Güveniyoruz, Ama Kontrol Bizde Olsun İstiyoruz
AIPA ve Kuantum Araştırma tarafından yayımlanan Toplumda Yapay Zeka Algısı – 2 araştırması, Türkiye’nin yapay zekayla kurduğu ilişkinin artık “tanışma” evresini geçtiğini açıkça gösteriyor. Toplum yapay zekayı biliyor, kullanıyor ve gündelik hayatına entegre etmiş durumda. Ama bu hızlı adaptasyonun arkasında ciddi bir zihinsel gerilim var: fayda ile risk arasındaki ince çizgi.
2026-01-05 09:04:05 - Arastiriyorum
Araştırmaya katılanların %80,5’i yapay zeka araçlarını duymuş, %57,6’sı ise aktif olarak kullanıyor. Bu oran, küresel günlük kullanım ortalamasının yaklaşık üç katı. Yani Türkiye’de yapay zeka “gelecek teknolojisi” değil, bugünün aracı.
En bilinen ve kullanılan araç açık ara farkla ChatGPT. Yapay zeka denince akla gelen ilk isim artık bir marka değil, bir refleks.
Kullanım Var, Derinlik Sınırlı
Toplumun yarısından fazlası yapay zekayı kullanıyor ama bilgi seviyesi büyük ölçüde temel düzeyde. Kullanıcıların yalnızca %11’i kendini iyi derecede bilgili olarak tanımlıyor.
Bu tablo şunu söylüyor:
Türkiye’de yapay zeka hızla yayılıyor ama aynı hızda anlaşılmıyor.
Bu da beraberinde yanlış bilgiye maruz kalma, aşırı güven ve manipülasyon riskini getiriyor.
Güven Paradoksu: Doğru Ama Yanlış da Olabiliyor
Katılımcıların %84’ü yapay zekanın genelde doğru sonuç verdiğini düşünüyor.
Ama aynı kitlenin %55’i en az birkaç kez yanlış veya yanıltıcı bilgiyle karşılaştığını söylüyor.
Daha net ifadeyle:
İnsanlar yapay zekaya güveniyor ama onu denetlemiyor.
Manipülasyon endişesi de burada başlıyor. Katılımcıların %43,7’si yapay zekanın yönlendirme ve manipülasyon için çok elverişli olduğunu düşünüyor.
Gelecek Algısı: Temkin Kazanıyor
Toplumun yapay zekaya bakışı ne iyimser ne karamsar. Baskın duygu: temkin.
- %45’i temkinli
- %23,6’sı heyecanlı
- %21,7’si korkuyor
Temkinin ana nedeni net:
Veri güvenliği ve gizlilik.
İnsanlar yapay zekanın işlerini kolaylaştıracağını kabul ediyor ama kontrolün insanın elinden çıkmasından ciddi biçimde rahatsız.
Medya, Dezenformasyon ve Yapay Zeka
Araştırmanın en çarpıcı bölümlerinden biri medya etkisi.
Toplumun %60’ı gündemi dijital kanallardan takip ediyor. Sosyal medya başrolde. Ama güven hâlâ TV’de.
Toplumun:
- %61’i dijitalde gerçek ile sahte haberi ayırt etmekte zorlanıyor
- %41’i yapay zekanın haberlerin güvenilirliğini azalttığını düşünüyor
Deepfake, sahte içerik ve kaynağı belirsiz haberler artık soyut bir risk değil, gündelik bir sorun.
Çözüm Beklentisi Net: Eğitim + Regülasyon
“Ne yapılmalı?” sorusuna verilen yanıtlar iki noktada toplanıyor:
- Toplumsal yapay zeka okuryazarlığı
- Devlet ve kurumlar tarafından güçlü regülasyon
İnsanlar yasak istemiyor. Kontrol istiyor. Şeffaflık istiyor. Hesap verebilirlik istiyor.
Bu araştırma şunu çok net söylüyor:
Türkiye’de toplum yapay zekayı reddetmiyor. Aksine hızla benimsiyor.
Ama bu benimseme, bilinçle desteklenmezse kırılgan bir güvene dönüşüyor.
Yapay zeka artık teknik bir mesele değil.
Toplumsal bir yönetişim konusu.
Kontrolsüz hız risk üretir.
Doğru politika ise güven üretir.
Kaynak: AIPA & Kuantum Araştırma, “Toplumda Yapay Zeka Algısı – 2”, Aralık 2025