Dijital Çağda Geri Kalmak: Gençler Hazır, Sistem Değil
Dijital becerilerden konuşurken çoğu zaman büyük laflar ediyoruz. Yapay zekâ, yazılım, geleceğin meslekleri… BEV ve Veri Enstitüsü’nün bu araştırması ise meseleyi yere indiriyor: Gençlerin önemli bir kısmı için sorun “gelecek” değil, bugüne erişememek.
2026-01-22 19:57:06 - Arastiriyorum
Araştırma 18–30 yaş arası 819 gençle yapılmış. Yöntem net, örneklem sağlam. Ve çıkan tablo şu: Dijital eşitlikte toplumsal mutabakat var ama pratikte derin bir kırılganlık yaşanıyor.
1. Dijital Cihaz = Kırılma Noktası
Katılımcıların yalnızca %52’si, en önemli dijital cihazı bozulduğunda kısa sürede yenisini alabileceğini söylüyor. Geri kalanlar için bu ya uzun vadeli bir plan ya da imkânsızlık. Özellikle 18–24 yaş grubu, kadınlar ve lise mezunları bu konuda daha da geride.
Bu küçük bir detay gibi durabilir. Ama dijital dünyada bir cihaz arızası, eğitimden kopuş anlamına gelebiliyor. “Bir arıza, bir kopuş” ifadesi raporda boşuna geçmiyor.
Coğrafya ve Gelir Eşitsizliği Dijitalde Daha Sert
Bozulan cihazını uzun vadede zorlanarak alabilecek ya da hiç alamayacak olanların %80’i İstanbul dışındaki bölgelerde yaşıyor. Ayrıca bu grubun %47’si en alt gelir diliminde.
Yani mesele sadece bireysel değil. Bölgesel ve yapısal. Sadece akıllı telefonla, yetersiz cihazlarla “dijital çağın becerilerine” erişmek gerçekçi değil. Ama sistem bunu çoğu zaman varsayıyor.
Dijital Erişim Bir Hak Olarak Görülüyor
İlginç olan şu: Toplum bu konuda bilinçli. Katılımcıların %83’ü, bilişim teknolojilerine eşit erişimin eğitimde fırsat eşitliği için temel bir hak olduğunu düşünüyor.
Eğitim ve gelir seviyesi arttıkça bu görüş daha da güçleniyor. Yani itiraz yok. Ama uygulama eksik.
Gençler Dijital Becerileri Kendi Kendine Öğreniyor
Katılımcıların %64’ü dijital becerilerini en çok kendi kendine öğrenme yoluyla edindiğini söylüyor. Online kaynaklar, deneme-yanılma, YouTube… Ama bu tablo da kırılgan.
Üst gelir grubunda kendi kendine öğrenme oranı %78 iken, alt gelir grubunda %42’ye düşüyor. Yaş küçüldükçe bu yöntem daha yaygın ama desteksiz.
Ofis programlarında kendini yeterli hissedenlerin oranı %52. Veri okuryazarlığında %39. Ama konu kodlama ve yazılım geliştirmeye gelince yetersizlik algısı %64’e çıkıyor.
Rapor burada çok net: Kodlama bir “niş beceri” değil, çarpan etkisi olan temel bir yetkinlik. Üstelik kadınlar bu alanda kendilerini çok daha az yeterli hissediyor. Bu da eşitsizliğin derinleşme riskini artırıyor.
Mezuniyet Yetmiyor, Umut Da Zedeleniyor
Her 4 katılımcıdan 3’ü dijital becerilerin eğitim ve kariyer fırsatları üzerinde güçlü etkisi olduğunu düşünüyor. Ama erişim eksikliği sadece fırsat kaybı değil, psikolojik bir yük yaratıyor.
18–24 yaş grubundakilerin %37’si geri kalmışlık hissi yaşadığını söylüyor. %18’i kendini muhtaç, %16’sı umutsuz hissediyor.
Bu raporun söylediği şey çok net:
Gençler dijital dünyaya girmek istiyor.
Ne yapacaklarını da büyük ölçüde biliyorlar.
Ama erişim ve destek olmadan bu istek sürdürülebilir değil.
Dijital eşitlik bir vizyon değil, altyapı meselesi.
Ve altyapı yoksa, yetenek de heba oluyor.