2026’ya Girerken Asıl Tehlike: Krizler Değil, Onlara Alışmış Olmamız
Dünya uzun süredir kriz kelimesiyle yaşıyor. Pandemi, savaş, iklim, enflasyon, yapay zekâ. World Economic Forum’un Global Risks Report 2026’sı, bu kelimenin artık işlevini yitirdiğini söylüyor. Çünkü sorun tek tek riskler değil. Risklerin üst üste binmesi ve normalleşmesi.
2026-01-23 09:30:19 - Arastiriyorum
Rapor, 900’den fazla akademisyen, iş dünyası lideri ve politika yapıcının görüşlerine dayanıyor. Ortaya çıkan tablo net ama rahatsız edici: Dünya “şoklara dayanıklı” değil, şoklara duyarsız hale geliyor.
En Büyük Risk: Toplumsal Parçalanma
Raporun ilk sıralarında yer alan risk, ne iklim ne de teknoloji. Toplumsal kutuplaşma ve sosyal uyumun bozulması.
Kısa vadede (2 yıl) en yüksek risk olarak görülen başlıklar arasında:
- Yanlış ve yanıltıcı bilgi
- Toplumsal kutuplaşma
- Devlet kurumlarına güvensizlik
yer alıyor.
Bu önemli çünkü rapor şunu söylüyor:
İklim kriziyle baş edemememizin nedeni teknoloji eksikliği değil. Birlikte karar alamamak.
Yanlış Bilgi Yeni Bir “Altyapı Riski”
Yanlış bilgi artık bir iletişim sorunu değil, sistemik bir risk. AI destekli içerik üretimiyle birlikte dezenformasyon, demokratik süreçleri, kamu sağlığını ve kriz yönetimini doğrudan etkiliyor.
Raporda özellikle 2026–2028 arası için uyarı net:
Seçimler, savaşlar ve ekonomik kırılmaların yaşandığı bir dünyada bilgi kirliliği, ikincil değil birincil tehdit.
Yani mesele “insanlar yanlış şeylere inanıyor” değil.
Mesele, hangi bilginin gerçek olduğuna karar verecek ortak mekanizmaların zayıflaması.
İklim Krizi: Artık Gelecek Değil, Altyapı Sorunu
Rapor iklim başlığında tonu özellikle değiştiriyor. “Olacak mı?” değil, “ne kadar sık ve ne kadar eş zamanlı olacak?” sorusu soruluyor.
Aşırı hava olayları, su stresi ve biyolojik çeşitlilik kaybı, orta ve uzun vadede en yüksek riskler arasında. Ama önemli bir detay var: Bu riskler zincirleme etki yaratıyor. Göç, gıda krizi, siyasi istikrarsızlık.
Yani iklim krizi artık çevre başlığı değil, ekonomik ve sosyal altyapı başlığı.
Teknoloji: Kurtarıcı Değil, Hızlandırıcı
AI ve yeni teknolojiler raporda ne övülüyor ne de şeytanlaştırılıyor. Ton çok net:
Teknoloji sorunları çözebilir ama yanlış ellerde sorunları hızlandırır.
AI’ın iş gücü üzerindeki etkisi, gözetim teknolojileri, siber güvenlik açıkları ve dijital eşitsizlik, teknoloji başlığının karanlık tarafını oluşturuyor. Özellikle gelişmekte olan ülkeler için risk daha büyük: Teknolojiye erişim var ama yönetişim yok.
Küresel İş Birliği En Zayıf Halinde
Belki de raporun en karamsar bölümü burası. Küresel risklerin tamamı iş birliği gerektiriyor ama rapora göre uluslararası koordinasyon son on yılın en zayıf noktasında.
Jeopolitik gerilimler, ticaret savaşları ve bloklaşma, ortak hareket kabiliyetini ciddi biçimde sınırlıyor. Bu da şu anlama geliyor: Riskleri görüyoruz ama aynı masaya oturamıyoruz.
Bu raporun ana mesajı tek cümleyle özetlenebilir:
2026’nın dünyası daha tehlikeli değil. Daha kırılgan ve daha dağınık.
Sorun risklerin varlığı değil.
Sorun, bu risklerin aynı anda çalışması ve kimsenin “önce hangisini çözeceğiz” diyememesi.