2026’ya girerken asıl mesele teknoloji değil: Cesaret
Herkes aynı cümleyi kuruyor: “Belirsizlik arttı.” Yanlış. Belirsizlik hep vardı. Sadece artık saklanacak yer kalmadı. IBM’in 5 Trends for 2026 raporu yüzeyde bir teknoloji trendleri belgesi gibi duruyor. Ama dikkatli okunduğunda şunu söylüyor: Kurumsal dünyanın asıl krizi AI değil, kontrol bağımlılığı.
2026-01-11 16:25:36 - Arastiriyorum
Raporda yöneticilerin %74’ü ekonomik ve jeopolitik dalgalanmaların “fırsat” yaratacağını söylüyor. Güzel. Ama asıl önemli cümle başka yerde:
“En yüksek riskli kararlarımızın %96’sı doğru çıktı.”
Bu şu demek:
Planladığımız için değil, beklemeyi bıraktığımız için ayakta kaldık.
2026’ya girerken “stratejik plan” lafı hâlâ ağızdan düşmüyorsa, orada bir problem var. Çünkü rapor çok net söylüyor:
- Artık doğru plan yok
- Sadece geç kalmamış kararlar var
Ve bunu mümkün kılan şey insan refleksi değil. Agentic AI.
Yani raporun kibarca söylediği şey şu:
“İnsan hızı yetmiyor.”
Çalışanlar AI’dan korkmuyor. Korku yönetim katında.
Kurumsal anlatı şu:
“Çalışanlar dönüşümden yoruldu.”
Raporun verisi ise şunu söylüyor:
- Çalışanlar dönüşümden değil, anlamsızlıktan yorulmuş.
- AI onlar için tehdit değil, angaryadan kurtuluş.
Neredeyse yarısı bir AI ajanı tarafından yönetilmeye bile razı.
Bu cümle birçok yönetici için kabus. Ama çalışan için gayet rasyonel:
- Tutarsız yönetici yerine tutarlı algoritma
- Keyfi karar yerine açıklanabilir sistem
Rapor burada istemeden çok sert bir şey söylüyor:
AI’ya direnen çalışan değil.
Yetkisini paylaşmak istemeyen yönetici.
Müşteri “zeki” AI istemiyor. Dürüst olanı istiyor.
Raporun üçüncü bölümü aslında bir uyarı metni.
Müşteri şunu söylüyor:
- Hata yapabilirsin
- Yavaş olabilirsin
- Ama beni kandıramazsın
AI kullandığını gizleyen markalar için rakamlar net:
- Güven kaybı
- Marka terkleri
- “Daha pahalı ama dürüst” tercihi
Yani 2026’da rekabet avantajı şurada:
“En iyi modeli kim yaptı?” değil
“Kim açık oynuyor?”
AI artık arka planda çalışan bir sihirbaz değil.
Sahneye çıkmak zorunda.
Küresel AI masalı bitiyor, yerel gerçekler başlıyor
Rapordaki “AI egemenliği” başlığı teknik gibi duruyor ama politik bir metin aslında.
Veri nerede?
Model nerede?
Krizde kim fişi çekiyor?
Bu sorulara cevap veremeyen şirketlerin AI stratejisi yok.
Sadece outsourcing alışkanlığı var.
2026’ya girerken teknoloji artık “bulut nerede” meselesi değil.
Güç kimde meselesi.
Ve evet, bu rahatsız edici.
Çünkü ucuz ve hızlı olanın her zaman güvenli olmadığını kabul etmeyi gerektiriyor.
Kuantum başlığı aslında yalnızlık eleştirisi
Kuantum bölümünü “henüz bize uzak” diye geçmek kolay. Ama mesaj bugüne ait:
Tek başına kazanan şirket dönemi bitiyor.
Rapor diyor ki:
- İleri gidenler ekosistem kuranlar
- Veri paylaşanlar
- Kontrolü dağıtanlar
Bu, kurumsal egonun pek sevmediği bir gelecek tasviri.
Ama gerçekçi olan bu.
2026 teknoloji yılı değil, karakter yılı
Bu raporun özü şu:
- AI bir araç değil, ayna
- Kurumlara şunu gösteriyor:
- Ne kadar hızlı öğreniyorsun
- Ne kadar şeffafsın
- Ne kadar gücü paylaşabiliyorsun
2026’da kazananlar:
- Her şeyi bilenler değil
- Her şeyi kontrol etmeye çalışmayanlar olacak
Diğerleri için rapor zaten okunmak için değil.
Alışmak için yazılmış.