Herkes aynı cümleyi kuruyor: “Belirsizlik arttı.” Yanlış. Belirsizlik hep vardı. Sadece artık saklanacak yer kalmadı. IBM’in 5 Trends for 2026 raporu yüzeyde bir teknoloji trendleri belgesi gibi duruyor. Ama dikkatli okunduğunda şunu söylüyor: Kurumsal dünyanın asıl krizi AI değil, kontrol bağımlılığı.
Belirsizlik yeni petrol falan değil. Mecburiyet.
Raporda yöneticilerin %74’ü ekonomik ve jeopolitik dalgalanmaların “fırsat” yaratacağını söylüyor. Güzel. Ama asıl önemli cümle başka yerde:
“En yüksek riskli kararlarımızın %96’sı doğru çıktı.”
Bu şu demek:
Planladığımız için değil, beklemeyi bıraktığımız için ayakta kaldık.
2026’ya girerken “stratejik plan” lafı hâlâ ağızdan düşmüyorsa, orada bir problem var. Çünkü rapor çok net söylüyor:
Ve bunu mümkün kılan şey insan refleksi değil. Agentic AI.
Yani raporun kibarca söylediği şey şu:
“İnsan hızı yetmiyor.”
Kurumsal anlatı şu:
“Çalışanlar dönüşümden yoruldu.”
Raporun verisi ise şunu söylüyor:
Neredeyse yarısı bir AI ajanı tarafından yönetilmeye bile razı.
Bu cümle birçok yönetici için kabus. Ama çalışan için gayet rasyonel:
Rapor burada istemeden çok sert bir şey söylüyor:
AI’ya direnen çalışan değil.
Yetkisini paylaşmak istemeyen yönetici.
Raporun üçüncü bölümü aslında bir uyarı metni.
Müşteri şunu söylüyor:
AI kullandığını gizleyen markalar için rakamlar net:
Yani 2026’da rekabet avantajı şurada:
“En iyi modeli kim yaptı?” değil
“Kim açık oynuyor?”
AI artık arka planda çalışan bir sihirbaz değil.
Sahneye çıkmak zorunda.
Rapordaki “AI egemenliği” başlığı teknik gibi duruyor ama politik bir metin aslında.
Veri nerede?
Model nerede?
Krizde kim fişi çekiyor?
Bu sorulara cevap veremeyen şirketlerin AI stratejisi yok.
Sadece outsourcing alışkanlığı var.
2026’ya girerken teknoloji artık “bulut nerede” meselesi değil.
Güç kimde meselesi.
Ve evet, bu rahatsız edici.
Çünkü ucuz ve hızlı olanın her zaman güvenli olmadığını kabul etmeyi gerektiriyor.
Kuantum bölümünü “henüz bize uzak” diye geçmek kolay. Ama mesaj bugüne ait:
Tek başına kazanan şirket dönemi bitiyor.
Rapor diyor ki:
Bu, kurumsal egonun pek sevmediği bir gelecek tasviri.
Ama gerçekçi olan bu.
Bu raporun özü şu:
2026’da kazananlar:
Diğerleri için rapor zaten okunmak için değil.
Alışmak için yazılmış.